Scroll Top
Bilgi Edinimi ve Aktarımının Önemi

Belirsizlikleri ve soru işaretlerini ortadan kaldıran bilginin kendisidir. Gelişmenin ve ilerlemenin sırrı…

  Bilgi neden önemlidir? Öğrenmek ve öğretmek neden bugün hiç olmadığı kadar önemli bir insanlık görevi haline gelmiştir? Gelin bu soruların yanıtlarını, bireyin zihinsel gelişimini ve içinde bulunduğumuz çağın toplumsal yapısını analiz ederek vermeye çalışalım.

  İnsan, akıl yoluyla keşfettiği çözümlerle dünyanın tek hâkimi olmuş ve bunu da kendi zihinsel yetisinin bir argümanı olan bilgi ile başarmıştır. Çok yönlü ve faydalı bilgi, insanoğlunun var olma nedeni olduğu kadar ulaştığı uygarlık düzeyinin perde arkasında oynadığı rolle gerek maddi gerekse de manevi yönleri olan büyük bir değerdir. İnsanoğlunun doğru ve rasyonel bilgilerle beslenmesi onu çevresine göre daha üstün kılmıştır.

  Geleceğin bireyi hayata gözlerini açtığında dış dünya onun için yabancıdır. Bebek, çevresindeki objeleri tanıyıp yaşadığı deneyimleri içselleştirerek dış dünyaya dair gerçeklik algısını geliştirir. Gerçeklik algısını geliştiren en önemli faktörlerden biri de idrak ettiği bilgidir. Genç bireyin zihinsel yapısı gerçek ve soyut dünya arasındaki çizgide olgunlaşmaya başlarken pratik ve teorik bilgi edinimi onun zekâsının ve mantığının gelişiminde kilit bir rol oynar. İlerleyen yıllarla birlikte edindiği bilgi birikimi onun hayat görüşünü ve anlayışını şekillendirir.

  Post-modern çağla beraber önemi artan değerlerin en başında bilimsel bilgi gelmektedir. Bilimsel bilgiyi üretebilen toplumlar sürekli gelişmiş ve dünyadaki kapitalist sistemde baş aktör konumlarını sağlamlaştırmıştır. Bilimsel bilgi deyince teknoloji ve ilim akla gelir. Bu tür bilgilerle üretilen teknoloji, o ülkenin kalkınmasını ve diğer ülkelerle olan rekabetinde öne geçmesini sağlar. Bu durumda bilimsel bilgi gelecek nesillere aktarılmalı ve doğru bir şekilde değerlendirilmelidir. Dolayısıyla bilginin günümüzde artan değeri tartışılamayacak kadar önemlidir. Günümüz toplumu artık bir bilgi toplumudur.

  Bilgi sahibi olmak kadar, gelecek nesillerin hayat standartlarını yükseltmek için onu aktarabilmek, özellikle gelişmekte olan toplumların odaklanması gereken önemli bir konudur. Söz konusu toplumların uygulayacağı kaliteli ve çağdaş eğitim programları büyük önem arz etmektedir. Bireye sunulan yüksek eğitim seviyesi kadar, laik ve demokratik bir yaşam düzenin sağlanması da zorunludur. Buna bağlı olarak, çok yönlü değerlendirilmeyen ve sınırlı olanaklarla beslenen gelişime dönük projeler yetersiz kalmaktadır. Toplumun eksik kalan ve aksayan yönlerinin iyileştirilmesi için genel bir gözlemin yapılması ve doğru bir teşhisin konulması şarttır.

  Aydınlanma çağından itibaren istikrarlı bir şekilde gelişen ve uygarlaşan batı toplumlarının başarı sırrı, faydalı bilgiyi kurduğu güçlü eğitim sistemiyle birlikte üretebilme ve aktarabilme mekanizmasını kurmuş olmasıdır. Gelişimin gerçekleşmesi, düşünce özgürlüklerinin sağlanması ve genç nesle yapılan yatırımlarla onların üretken bir kimliğe kavuşturulması ile mümkündür. Fakat bunun sağlanabilmesi için uygun bir düzenin yaratılması şarttır. Bu düzen, rasyonel ve çağdaş ilkelere hizmet eden bir ideoloji ile aydınlanmanın mihenk taşını oluşturacaktır.

  Irkçı, vizyon sahibi olmayan, bağnaz bir mantaliteye sahip katı dini dogmaların hegemonyası ile yönetilen bir toplumun hürriyeti, düşünce özgürlüğü ve refahı tehlike altındadır. Bu çürümüş değerlerle beslenen siyasi ideolojiler, söz konusu toplumların gerilemesinin en büyük nedenidir. Dolayısıyla toplumun ilerleyebilmesi ve çağdaş bir konuma ulaşabilmesi için önce uygun bir düzen yaratılmalı ve sağlam bir altyapı oluşturulmalıdır. Ama bu altyapıdan istifade edilebilmesi için geleceğin bireylerine yatırım yapılmalıdır. O toplum, kendisine pranga vuran yanlış inançlardan ve bağnazca ideolojilerden kurtulmalı ve dikkatini gelişime yöneltmelidir.

  Bilgi sahibi olmanın en güzel veçhesi, kişiyi olumlu yönde değiştirebilmesidir. Çünkü o bilgi edinimiyle birlikte kendi hayat anlayışını ve tutumunu restore eder. Üstelik sevgi ile doğru bilgiden oluşan bir bileşke, insanların zihinlerini dolayan bütün manevi tümörleri ve yanlış düşünce kalıplarını iyileştirmeye ve yok etmeye yeterlidir. Kişinin aktardığı bilgi, bir başkasının benliğinde kök salarak onu hayata bağlar. Birey çevresini bilginin gücüyle aydınlattıkça başkalarını da kazanır. Paylaşmak bu yüzden güzeldir.

  Kişi okudukça öğrenir ve bilgi dağarcığını arttırır. O edindiği bilgi birikimiyle birlikte hayatında daha sağlam adımlar atmayı ve doğru seçimler yapmayı bireysel anlamda özerkleşerek başarır. Öğrenmek hiçbir zaman bitmez ve bitmemelidir; kısacası öğrenmenin yaşı yoktur. Nitekim insan hayatındaki en önemli mucize, evrenin kendisine sunduğu realitedir. Kişi bu engin diyarı kendi algı süzgecinden geçirmeli ve edindiği yeni bilgilerle hayatın gizemini ve karanlık yönlerini aydınlatmaya çalışmalıdır. Çünkü bilgi aydınlığa giden yolun anahtarı, insanı belirsizliklerinden kurtaran biricik ışıktır. Belirsizlikleri ve soru işaretlerini ortadan kaldıran bilginin kendisidir. Gelişmenin ve ilerlemenin sırrı doğru bilgi edinimi ve aktarma sürecinden geçer.