Bazı Psikolojik Tahliller ve Betimlemeler
Kişinin hayatı boyunca edindiği manevi birikim onun “öz-benliğinde” filizlenir; çünkü “öz-benlik”, onun kendi iç-gerçekliğidir.
Geçmiş zamanda süregelen pek çok düşünür bunu “ruh” başlığı altında betimlemeye çalışarak insanlık tarihini devindiren en önemli cevheri sorgulamaya yöneldi.
Şiddete eğilimli kişi şiddet uygularken içinde oluşan nefret ve sevgisizliği kurbanına yansıtarak azaltmaya çalışır.
Ve nitekim kişinin kalbini hançerleyen en derin acıların nedeni, ruhunu okşayan en hoş anlardır sanki…
Freud tamamen haksız olmasa bile Jung’un dehasının arkasında kalmıştır.
Gerçek kimliğin ereksel yapısının oluşumu dördüncü yaşı bulur…
Anna Freud’un dediği gibi “ergenliğin normalliği, anormalliğidir…” sözü bu durumu oldukça iyi betimler.
Çıkarcı amaçlar uğruna tekil bireyin ve toplumun birçok evrensel gerçeği görmezden gelmesi de, bizim kendimizle ve hayatla olan dirimsel bağın…
En sağlıklı yol, bireyin kendi öz-kimliğinin gelişimini sağlaması ve bunu yaparken kendisiyle olan barışık yapısını sürdürmesidir.
Hiçbir ruhsal hastalık bireye pozitif açıdan bir yarar sağlamaz ama yaşadığı derin rahatsızlıktan zaferle ayrılması onu olgunlaştırır…
Kişi, karşılaştığı engellenmelere veya çatışmalara kendi olgunluğu ve dirayetiyle katlanabiliyorsa bir mücadele ve süreç içerisine girecek ve…
Yansıtma, ödüllenme, yüceltme, yer yön değiştirme, özdeşim kurma, hayal kurma ve daha pek çoğu…,
Saplantı, karşıt tepki oluşturma, polyannacılık, düşünselleştirme…
Hiç kimse kendi geçmişinin gerçekleriyle yüzleşmeden ve mazide kalan sorunlarını çözmeden manevi anlamda özgürlüğe kavuşamaz.
Ön-yargıya neden olan eğilimleri ortadan kaldırmak toplumun ufkunu genişletmesinin yanı sıra…
Genç birey çevresindekilere göre yetersizdir. İşte bu yetersizlik duygusu onu gelişime kamçılar.
Hayatın kendine has ezgileri ve renkleri onun ruhuna yansımış ve içindeki ışığa kendine has bir tını kazandırmıştı.

