öz-benlik
Kişinin hayatı boyunca edindiği manevi birikim onun “öz-benliğinde” filizlenir; çünkü “öz-benlik”, onun kendi iç-gerçekliğidir.
Hiç kimse kendi geçmişinin gerçekleriyle yüzleşmeden ve mazide kalan sorunlarını çözmeden manevi anlamda özgürlüğe kavuşamaz.
“Öz-benlik”, tecrübe edilen deneyimlerle ve ruhsal olgunlaşma süreciyle birlikte kapasitesi artan bireyin farkındalık yetisidir.
“Kapitalist sistemin” pek çok olumsuz etkisi; ruhsal açıdan yozlaşmış, hayata karşı yabancılaşmış ve yalnızca dürtüsel (temel bedensel ihtiyaçlar) anlamda ne ihtiyacı olduğunu bilen bir insan profili meydana getirmiştir.
“Öz-benlik”, kendi plasentası olan “dirimsel bağ” aracılığıyla, bilincin penceresinden sevgiyle ve inancın gücüyle gerçek hayata doğru…
Her mutlu hikâyenin sonunda gerçekleşen şey kahramanların sevgi evine yaptığı yolculuktur. Bireyin hayatla kurduğu dirimsel bağ…
Varoluş yolculuğumuzda yaşadığımız deneyimlerin bize kazandırdığı en büyük nimet ruhsal olgunluktur.
“Ego”nun irademizin dümenini kontrol ederek manevi değerlerimizi bir hiç uğruna harcaması pek çok insanın isteyeceği…
Bireyin kendi içindeki potansiyeli edimsel hale dönüştürecek olan etki(!), tecrübe edilen deneyimlerin aklın süzgecinden geçerken…
Güncel zamana tutunamayan ve dış dünyayla olan bağını yitiren kişinin kendi gözünde hayatın anlamı, artık onun yaşamını yitirmiş eski bir sevdiği gibidir.
Söz konusu yetilerin kazandırdığı avantajlar sayesinde kişi, gerçeğin sırlarını ve sınırlarını sorgulayacak…
Kişiliğin oluşması bireyin gerçeklerle olan etkileşimi ile mümkündür. Bireyi gerçeğe entegre eden iç-güdü ise “meraktır.”
Günümüzün bireyi manevi anlamda bir boşluktadır. Çünkü kendi hayatının karanlık yüzünü…
İnsanın hayatla bir olma isteğinin varoluşsal(!) nedeni onun eksik bir varlık olarak yaratılmış olması mıdır?
Bu bağlamda bireyin yaşam çizgisi boyunca gerçekleştirdiği içselleştirme ve dışsallaştırma süreçleri onun(kişinin) ruhunun nefes alış-verişini, kısaca…
Kısacası iyilik ve güzellikler onun hür iradesiyle içinden gelerek oluşmalı ve o bu değerleri çevresinde yaşatmayı bilmelidir. Ünlü filozof Kant buna…
Hayatın gerçekleriyle kurduğu temas, kendi inancının oluşumunu sağlar ve dirimsel bağını güçlendirir.
Bireyin tinsel devinimini dolayısıyla ruhsal gelişimini sağlayacak olan süreç gerçeklerle kurduğu temas vesilesiyle serimlenir.

