manevi gelişim
Biz onu, koruyucu ve sahiplenici gücüyle gerçek bir değer, yaşama olan sevgimizin bir yeşerteni olarak biliriz.
Çıkarcı amaçlar uğruna tekil bireyin ve toplumun birçok evrensel gerçeği görmezden gelmesi de, bizim kendimizle ve hayatla olan dirimsel bağın…
Ön-yargıya neden olan eğilimleri ortadan kaldırmak toplumun ufkunu genişletmesinin yanı sıra…
Gerçeğin bireyin zihnindeki portresi en değerli tuvaldir ama kaygı(!), bu tuvale asla bulaşmaması gereken kara bir lekedir.
“Öz-benlik”, tecrübe edilen deneyimlerle ve ruhsal olgunlaşma süreciyle birlikte kapasitesi artan bireyin farkındalık yetisidir.
Hayatın gerçekleriyle kurduğu temas, kendi inancının oluşumunu sağlar ve dirimsel bağını güçlendirir.
Ondan kaçınılabilir veya ona katlanılıp bir pay alınabilir. Ama hakikat şu ki, onsuz bir hayat hayatın kendisi değil hiçtir; hiçliktir.

