Ben gerçekçi ama iyimser insan! Yani ayağımı yere sağlam basan ve mevcut gerçekleri kabullenen biri…
Ben gerçekçi insan! Emniyet kemerini takan, evrensel olanı düşünen ve resmin tamamına bakıp önemli noktaları atlamamaya çalışan biri…
Evet, ben iyimserim. Yani bardağın dolu tarafına bakan, pek çok insani değeri özümserken ve kendi iç dünyamı dışa vururken sıfırın altına düşmeyen, kapanışı hep artı olan kişiyim.
Gerçekçi, yani önlemini alan ama karamsar olmayan biriyim. Dolayısıyla mevcut durumların hep iyi tarafını gören kişiyim. Olası bir kazaya karşı emniyet kemeri takarım çünkü gerçekçiyim; ümitsizliğe kapılmam çünkü iyimserim.
Ben gardımı hep yukarıda tuttuğum için ve bir hamle sonrasını herkesten önce hesaplamaya çalıştığım için gerçekçiyim. Ama moralimi yüksek tuttuğum ve karamsarlığa bel bağlamadığım için de iyimserim.
İyimserlik benim doğru düşüncem, ilkem…
Gerçekçilik benim ruhumun binasının temeli, kolonu…
İyimserlik benim odamın rengi, aklımın ışıldayan cevherinin enerjisi…
Gerçekçilik benim yapı taşım, dinginliğim, metanetim…
Ben gerçekçi ve iyimser insan…
Gerçeği görüp de onunla yetinmeyen; bazen çıkarcı, bazen özgeci bir tutumla yaşamın güzelliklerini ve iyi yönünü görmek isteyen biri.
Gerçeği özümseyen ve olası her durumdan faydalı bir sonuç çıkarmasını bilen kişi…
Bardağın dolu tarafını gören ve iyi günlerin geleceğine inanan biri…

