Scroll Top
Gerekli Olan ve Olmayan

Parayı bir araç haline getirmek belki biraz daha iyi… Belki o zaman paranın kölesi olmazsın, çobanı olursun öyle değil mi?

  Doğaya yabancı bir varoluşu temsil eden insanoğlu, kendisi için gerekli olan şeylerin bilincinde olsa da, hayatını gereksiz şeylerle harcamakta ve tabiatın akışına uymayan bir çizgide yürümektedir. Yani insan ne istediğinin bilincinde olsa bile, istediğinin peşinde koşmayan tembel bir filozof, gayretsiz bir bilge durumundadır.

  Öncelikle gerekli olan, insanın yararı için var olandır. İnsan, hayatında yararlı olan şeylerle güzelleşir. Örneğin: huzur, bilgi, erdem, mutluluk kısaca soyut ve somut olan pek çok şey…

  Öte yandan gereksiz olan ise, hiçbir yararı olmayan ve çevresine sıfır katkı sağlayan her şeydir. Bu özellik ise doğada sadece insana özgüdür.

  Günümüzde ise, çoğul bireyin hayatındaki değer alışverişini bir kefeye koyduğumuzda, gereksiz olanların yoğunluğunun bir hayli fazla olduğunu fark ederiz. Hâlbuki insan hayatını faydalı, gerekli şeylerle taçlandırmalı. Öyle değil mi?

  Bir güvercine bakıyorum. Kendi hali yerinde, doğasına müdahale edilmediğinde dingin bir yaşantı içinde olduğunu görüyorum; pek çok insanın imreneceği türden bir yaşantı!

  Fakat imrenmek bir artı değil, eksi. İmrenmek noksanlığın habercisi ve işareti… Çünkü pek çok insanda yok.

  Sonra düşünüyorum da; biz bu hayata acaba neden geldik? Diyorum ki, hiçbir canlı dünyaya bir hiç olmak için gelmiyor. Aksine bazı şeyleri gerçekleştirebilmek, bütünün uyumlu bir parçası olabilmek veya kendi kaderinde bir iz bırakmak için geliyor. Özellikle biz insanoğlu için… Fakat nerede…

  Kapitalist sistemin bir oyuncağı haline gelen ve kendi doğasına yabancılaşıp gereksiz bir konuma düşen insanoğlu sahip olduklarıyla kendi kendini sömürüyor adeta.

  Bir derenin kıyısında, bir çay bahçesinde yarım saat sohbet etmek varken şimdi o da yok. Çünkü konuşacak bir şeyi yok, günümüz insanının. Aynı saatlerde çalış, aynı saatlerde yemek ye, yat ve uyu!

  Günümüz insanı diyor ki, para mühim olmasa ben çalışmam. Kardeşim, sen para için çalıştıkça zaten paranın satın alabileceği salt bir meta haline geliyorsun, farkında değilsin! Hele hele, kendine vakit ayırmıyorsan ve ruhsal sağlığını koruyamıyorsan vay haline!

  Kısaca günümüzün bireyi, para için çalışıp gereksiz bir varoluş formatı geliştiriyor kendi yaşam çizgisinde. Hâlbuki parayı bir araç haline getirmek belki biraz daha iyi… Belki o zaman paranın kölesi olmazsın, çobanı olursun öyle değil mi?

  Gereklilikler ve gerekli olmayanlar vardır insanın hayatında canlı ve cansız olarak…

  Mademki; biz bu dünyaya geldik esas amacımız mutlu olmak değilse nedir?

  Tamam, ama sırf bu yüzden kendimizi mi hayata uyarlayacağız yoksa koca hayatı kendimize mi?

  Yok, bu ikinci şık insanı öldürür, bitirir.

  O vakit, geriye tek bir seçenek kaldı: Uyum…

  Belki o zaman hayatımızdaki bazı gereksizler gerekliye doğru terfi edebilir.

  Fakat bu bile, insanın doğadaki gereksiz varoluşu gerçeğine gölge düşürmez. Çünkü insan, sadece kendisi için gereklidir. Ne yazık ki…

  Hadi bakalım…